Tarihin en önemli bulaşıcı hastalıkları

Enfeksiyon hastalıklarının tarihi neredeyse insanlık tarihi kadar eskidir, tarih boyunca insan hayatı ve gelişmesini enfeksiyon hastalıkları ve bunlara neden olan mikroorganizmalar kadar etkileyen başka bir faktör daha yoktur.

1
99

ya da diye tanımlayacağımız hastalıklara, genel olarak diyebiliriz. Bulaşıcı hastalıkların en bilinen özelliği insandan insana geçmesi ve bunun haricinde mikropların veya parazitlerin vücudumua girmesiyle ortaya çıkan bir hastalık tablosu oluşmasıdır. Oluşan hastalıklar kişiden kişiye geçebilmekte ve genelde hastalığı yapan organizmalar bakteri, virüs, mantar ve riketsialar olmaktadır.

Tarih boyunca birçok tehlikeli bulaşıcı hastalıklar ortaya çıkmış ve insanlığı korkutmuştur.

Tarihin en önemli bulaşıcı hastalıklarıİnsanlık yerleşik hayata geçtiğinde hastalıkların oluşumundan önce bazı doğru gözlemlerde bulunmuş ve bu gözlemlerin sonucu olarak sebep olandan uzak durarak hastalığın sonlanmasını beklemiştir. Örneğin Mezotopamya’da Veba salgınlardan önce fare ve sıçanların sayısının çok arttığı gözlemlenmiştir, Veba salgınlarının artması sonrası buna yol açtığını düşündükleri fare ve sıçanlardan uzak durmuşlardır.

Eski Mısır’da ise çiçek, çocuk felci, tüberküloz, apandisit gibi hastaların bilindiğine dair bulgular mevcuttur. Nil sularında bulunan okisyür ve askaris başta olmak üzere çok sayıdaki parazitin hastalıklara neden olduğu anlamışlardı. Trahomu tanıyor, sıtmada sivrisineğin ve bataklığın rolünü biliyorlardı. Mısırlı hekimler bira mayasını bağırsak hastalıklarında hastalara içirirler, cilt hastalıklarında ise sargı ve yakı olarak apselerin üzerine sürerlerdi. Bağırsak ve idrar yolları hastalarında, irinli yaraların tedavisinde ekmek küfü önerirlerdi. Günümüzde, içinde bulunan B vitamininden dolayı bira mayasının statiloklara, küflerin ise bakterilere ktarşı etkili olabileceği bilinmektedir.

Roma Uygarlığı enfeksiyon hastalıkları konusunda oldukça iyi durumadır. Milattan sonra birinci yüzyıl sonlarında Celsus ilk defa iltihabın 4 unsurunu tumor (şişlik), dolor (ağrı), rubor (kırmızılık) ve calor (ısı) değinmiştir.

Ortaçağ hem veba hemde çiçek nedeniyle büyük ölümlerin yaşandığı, hem de enfeksiyonlarla baş etme konusunda insanlığın bilgisinin arttığı bir dönemdir, Bu dönemde Çin, Türk, Arap hekimlerinin son derecede doğru gözlemleri olmuş, yaptıkları tedaviler günümüze ışık tutmuştur.

Bu dönemde yaşayan, hem çağdaşların hem de kendinden sonra gelen nesilleri etkileyen en önemli hekimlerden birisi İbn-i Sina’dır. Beş ciltten oluşan eseeri, anatomoi-fizyoloji, patolojinin yanı sıra ateşler. Küçük cerrahi girişimler, kırık çıçıklar, kızamık ve çiçek gibi döküntülü hastalıklara ve ilaçlara da değinmiştir. İbn-i Sina’nın bağırsak hastalıkları hakkında ilginç yazıları bulunmaktadır.

İnsanlık Tarihinin En Eski ve Önemli Bulaşıcı Hastalıkları

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.